Çocukluk Dönemi

Doğumdan ilkokul çağına kadar olan bu dönem aslında kişiliğimizin temel taşlarının da oluştuğu yaşları kapsar. Ergenlik ve yetişkinlik dönemlerindeki olumlu ve olumsuz yaşantıların nedenleri genellikle bu yıllarda aranır. Doneme has olağan sıkıntılar dışında travmasız atlatılması kişilik açısından önemlidir.

Doğumdan 2 yasa kadar olan ilk donem temel güven duygusunun kazanıldığı bir donemdir. Anne-çocuk ilişkisindeki süreklilik, tutarlılık ve aynılık bu duygunun özünü oluşturur. Anne-babanın koruması, kollaması ve desteği bu duyguyu pekiştirir. En gerekli vitamin ise sevgidir. Anne-babanın ilgisiz ve sevgisiz tutumları kadar aşırı koruma ve kollamanın yapılması da çocuğun bağımsızlaşmasını, kendine güven duyarak yetişmesini engelleyebilir. Ruhsal dengesini hep başkalarına yaslanarak koruyan, engeller karşısında çabuk yılan bir kişilik geliştirebilir. Özellikle annenin ruhsal durumu çocuğu çok etkiler. Depresif duygu durumu, gereksiz korkular, endişeler, takıntılar güven duygusunu zedeleyen nedenler arasındadır. Eğer bu donem travmasız atlatılırsa çocuk 2 yaşlarının sonunda Özerklik dönemine adım atar.

3-4 yaslarına kadar sürecek olan bu donemde çocuk artık çevresini aktif olarak araştırmaya başlamıştır. Ancak hala anneye olan bağımlılık sürer. Annede bu aktiflik karşısında sınırlar koymaya çalışır. Ev artık onun için yeni kesifler yapabildiği kocaman bir oyun alanıdır. Kendine zarar vermesi denetlenerek bu kesiflerinde destekleyici olmak çocuğun bilgi dağarcığını genişletir. Kasların olgunlaşması ile birlikte işeme ve dışkılama da isteğe bağlı olarak yapılabilmektedir. Yani çocuk isterse tutabilir ,isterse bırakabilir. Tuvalet eğitiminin verilebilmesi için en uygun yaşlardır. Çocuğun serbestçe hareket edebileceği ortamların sağlanması, sürekli engellemelerin ve uyarıların olmaması çocuğun özerklik duygusunu olumlu yönde besleyecektir. Özellikle kendi başına beslenme isteği desteklenmeli hatta özendirilmelidir. Bu donemde oyuncak seçimleri de çok önemlidir. Basit, ses çıkaran, gürültülü ve renkli oyuncaklar hem saldırganlığın olumlu bir şekilde dışa vurulmasını sağlayacak hem de çocuğun keyifli zaman geçirmesine neden olacaktır. Özetle özerklik duygusu çocuğun benlik saygısını yitirmeden basit dürtü ve eğilimler arasında secim yapabilmesi, utanç ve kuşkuya kapılmadan kendi kendini denetleyebildiğini gösterebilmesidir.

Girişim döneminde ise artık kız ve erkek olarak kendilerini tanımaya anne yada baba ile uygun özdeşimler kurmaya başlarlar. Bu donemde sözcük dağarcığı, anlatım gücü artar. Artık uğraştığı alanlar bir amaca yönelik olur. Kolay korkarlar ve çabuk etkilenirler. Bu yüzden korkularla en sik karşılaşıldığı dönemlerden biridir. Kız çocuklar da babaya kendini beğendirme davranışları ve anneyi kıskanma baslar. Annenin davranışları taklit edilerek babanın ilgisi çekilmeye çalışılır. Erkek çocuklarda ise tam tersi davranışlar gözlenir. Eğer bu dönemde ebeveynler uygun rol model olamayacak davranışlar sergiliyorlarsa o zaman çocuğun anne-babası ile özdeşim kurması, cinsel kimliğini benimsemesi zorlaşabilir. Özetle özgür düşünmek geleceğe yönelik amaçlar beslemek ve eyleme geçmek girişim döneminde kazanılan yeteneklerdir. Aşırı korkutmalar, suçlama ve cezalar atılganlığın kısıtlanmasına, çocukta girişim kısırlığına, aşırı çekingenliğe neden olabilir.

Çocuk bu dönemleri olumlu atlatırsa sorumluluk almakta zorluk çekmeyen, yaşıtları ile başarılı ilişkiler kurabilecek becerilere sahip olarak ilkokul dönemine geçer.

YAZAR

Klink Psikolog – Deniz Sevinç

TARİH

30 Mayıs 2015
İlgili Yazılar
cocukluk (1)istock_79043343_large