Menopoz

Menopoz bir kadın için en önemli yaş dönemlerinden biridir. Son yüzyılda gelişmiş ülkelerde, menopoz sonrası kadınların oranı 3 misli artmış olup, halen bu grup toplam kadınların 1/3’ünü oluşturmaktadır. Menopoz fiziksel ve ruhsal değişikliklerin yaşandığı dönemdir.

Bu dönemde östrojen azlığına bağlı çeşitli belirtiler ve bulgular olur. Ancak bu dönemde görülen psikolojik belirtiler fizyolojik sebeplerin yanında, bireysel, kültürel, sosyal ve yaşa özgü faktörlerle de ilgilidir. En yaygın yakınmalar; sıcak basmaları, ani terlemeler, uyku düzensizlikleri, uykusuzluk, bacak ve kollardaki hassasiyetin bozulması, baş dönmesi, başağrısı ve kalp çarpıntıları olup süreç içerisinde en belirgin fiziksel değişiklikler osteoporoz (kemik erimesi) ve kalp-damar sistemine ilişkindir. Tüm bu değişiklikler östrojen azlığına bağlıdır. Göğüs ve deride gevşeme, vajinada incelme, kuruluk da diğer değişikliklerdir.

Bu döneme ilişkin kaydedilen başlıca duygusal ve psikolojik semptomlar, huzursuzluk, duygu ve mizaç değişiklikleri, yorgunluk, depresyon, cinsel işlev bozukluğu, cinsel istek azalması, uykusuzluk, baş ağrısıdır. Aslında menopozdaki birçok kadın gerekhormonal, gerek psikolojik değişikliklere zaman içerisinde uyum sağlar. Rahim ve yumurtalıkların operasyonla alınması sonucu gelişen cerrahi menopozda, doğal menopoza kıyasla psikolojik problemler ve özellikle depresyonun daha fazla olduğu kaydedilmiştir.

Menopozdaki biyolojik-psikolojik ve sosyal boyutları şu şekilde gruplandırılabilir:

  1. Biyolojik (östrojen azlığına bağlı)
  • Sıcak basmaları, gece terlemeleri
  • Hormonal ve metabolik değişiklikler, deride incelme, göğüs dokusunda gevşeme, osteoporoz (kemik erimesi), vajinalkuruluk, kıllanma
  • iştah değişikliği ve kilo artışı
  • Psikolojik
  • Depresyon
  • Çabuk sinirlenme
  • Duygusal dalgalanmalar
  • Kaygı, sıkıntı, bunaltı
  • Uykusuzluk, yorgunluk
  • Sosyal
  • Aile içi zorlanmalar, çekiciliğin azaldığı düşüncesi
  • Aile dışı zorlamalar, çevrenin kültürel tutumu.

Bu dönemdeki cinsel istek azlığının ise daha çok östrojen azlığına bağlı gelişen ağrı ve vajinal kuruluğa bağlı olduğu bildirilmiştir. Uyku bozukluğu da, daha çok depresyona değil, ateş basmaları v.s. gibi fizyolojik sorunlara ikincil kabul edilmektedir.

En sık görülen duygusal değişiklikler; bunaltı hissi, kendini kötü ve yetersiz hissetme, nedensiz ağlamalar, öfke patlamaları, tahammülsüzlük, isteksizlik, unutkanlık, depresyondur.

Depresyon sinyali

Her kadının menopoz döneminde çeşitli ruhsal yakınmaları olabilir, şikayetlerin miktar ve süresinin artması, gündelik yaşam işlevlerini etkiler hale geldiğinde bir uzmandan
yardım alınması gerekmektedir. Kişi bildiği bir durumla mücadele edebilir. Kadın sorunların kendi eksikliğinden kaynaklanmadığını hissetmeli. Menopozun abartılı yaşanmasının nedeni sürecin iyi kullanılmaması ve baş etme yöntemlerinin yetersiz kalması ile ilgilidir.

Depresyonu işaret eden belirtiler şöyle sıralanabilir:

  • Karamsarlık
  • Kendine bakımın azalması
  • Ölüm düşünceleri
  • Yetersizlik, değersizlik düşünceleri
  • Yorgunluk, iş yapamama
  • Uykusuzluk
  • İçe kapanma, sinirlilik, kolay ağlama

Kimler risk altında?

  • Ergenlik, doğum gibi diğer yaşam dönemlerinde sorun yaşayanlar
  • Tekrarlayan depresyonları, panik atağı, takıntısı olanlar
  • Çocuk yetiştirmeye hayatında çok daha fazla yatırım yapanlar. Bütün zihinsel ve bedensel enerjisini çocukları için harcayanlar
  • Evlilik problemleri ve aile içinde çatışması olanlar
  • Sosyal destekten yoksun olanlar

Menopoz sadece adet kanamalarının sona ermesi ve doğurganlığın bitmesi değildir. Aynı zamanda fiziksel ve duygusal bir döngünün de sonlanması demektir.

Hormonal destek alınması cinsel işlevlerde belirgin düzelme sağlayabiliyor ve fiziksel semptomların gerilemesi duygularına pozitif destek oluyor. Başka bir açıdan menopoz, gebelik riskinin olmadığı cinsel açıdan daha özgür bir dönemdir.

Menopoz sırasında kadınların duygusal, fiziksel değişiklikleri genellikle ailesel yaşam olayları ile birlikte yaşanıyor: çocuklar evden ayrılıyor, çiftlerin sosyal ve kişisel ilişkileri değişiyor, emeklilik, ölüm ve yaşlanma hakkındaki endişelerde artış, arkadaş kaybı, yaşlanan ebeveynlerin bakımı ile ilgili sorumluluklar.. Bu dönemde evlilik bağı çok önemlidir. Ciddi evlilik krizleri yaşanabilir. Bu dönem genellikle ailenin tekrar yapılanması gerektiği bir dönem. Çocukların evden ayrılmasıyla çift olmaya geri dönen kadın ve erkek “boş yuva sendromu” olarak adlandırılan bu süreci iletişim ve birbirini anlama becerilerini geliştirerek aşabilirler.

Menopoz evliliğin ortasında kadını ve erkeği etkiliyor. Kadın duygusal ve fiziksel değişiklikler yaşıyor ve bunların kocası üzerinde de etkileri vardır. Menopoz önce kadını, sonra erkeği ve nihai olarak da ilişkiyi etkiler. Yapılan çalışmalarda mutlu bir evliliği olan menopoz dönemindeki kadınlarda kalp hastalıkları daha az görülmektedir.

Erkeğin bu süreç hakkında bilgi sahibi olması çok önemlidir. Açık, güvenli bir ilişki kadının depresyon, kaygı ve diğer olumsuz duygularını paylaşmasını kolaylaştırır.

Menopozda da birlikten kuvvet doğar

Menopoz döneminde şikayetleri sadece kendisinin yaşadığını düşünen kadınlar, daha fazla kaygı duyuyor. Uzmanlar, kadınların bir araya gelmesinin olumlu etkileri olacağını savunuyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 18 Ekim ‘Dünya Menopoz Günü’ olarak kabul edildi. Bu günde bir araya gelen kadınlar, menopoz sorunlarını konuşmaktan utanmıyor. Dünya Menopoz Günü’nde yapılan çalışmalar kadınların menopoz hakkında bilgilenmeleri açısından önem kazanıyor.

Bunları yapın!

  • Duygusal ve fiziksel sorunlarınızı eşinizle paylaşin
  • Kulaktan dolma bilgilere itibar etmeden doğru bilgileri hekiminizden alın
  • Bu sorunları yaşayan tek kadın olmadığınızı aklınızdan çıkarmayın

YAZAR

Psikolog – Sevtap Çakmakçı

TARİH

11 Mayıs 2015
İlgili Yazılar