Genç Şehirli Profesyoneller

Yuppi kavramı Amerika Birleşik Devletlerinde 80’lerin sonuna doğru çıkmıştır. Terim 20 li ve 30 lu yaşlarında olan ve büyükşehirlerde yaşayan orta-üst ve üst sınıflara ait kimseler için kullanılmaktadır. Bu yazıda Türkiye’deki yupi varlığını, genel karakteristiklerini ve psikolojik özelliklerini inceleyeceğiz.

Bu yaşam aralığı, serbest piyasa ekonomisinin getirisidir ve Türkiye’de 1980 sonrası döneme denk gelmektedir. Birey pek çok pazarla kontak ve alış veriş halindedir. Günümüz yupilerinin de kalesi hiç şüphesiz İstanbul’dur. Hatta çeşitlilik ve aradığını bulma konusunda İstanbul o kadar rafineleşmiştir ki New York ile, Berlin ile baş edecek düzeylerdedir.

Kavramın içerdiği kimselerde aşırı lüks tüketim gözlemlenir. Beyaz yakanın, globalleşme ile alım gücünün yükselmesi de bir etkendir. Lüks araçlar, en son elektronik aletler sahip olunması gereken alet edevattır. İstanbul’da tatil günü bir yupinin etkinlik güncesini şöyle özetleyebiliriz. Hisarüstü’nde kahvaltı, oradan Bebek’te kahve, şehre gelen dünyaca ünlü bir kimsenin konserine ya da sergilere katılmak. Oradan da günün popüler lüks ya da diğer kimselerce onaylanmış salaş mekanlarında yemek yemek, oradan Asmalımescit’te, Cihangir’de ve/veya Bebek’te clubbing. Oradan da mantıya, dürüme ya da işkembeci- kokoreççiye ağzınızın tadına göre.

Bu etkinlikler birbirinin modeli gibi çok az farklılıklarla geniş kitlelerce tatil gününde tekrarlanan, şehrin içinde, şehrin sunduğu dinamizmden yararlanan eylemlerdir. Ancak aşırı bir tüketim ve harcama gözlemlenmekte, bir güne sığdırılan etkinliklerden tat alma yoğunluğu bu keşmekeşin içinde şaibeli hale gelmektedir. Psikolojide önemsediğimiz şimdi ve burada kavramları mevcut görünmesine karşın, aşırı bir planlılık hali gözlemlenmektedir. Şehrin sunduklarından ve insanların popüler olarak kodladıkları etkinliklerden ibaret olan görece yüzeysel planlamalar mevcuttur. Aslında sürüye uyan, parayı nereye harcaması gerektiği belirli olan, ne giyeceği, nasıl davranacağı belli olan şehir kimseleridir. Gerçekten bunlardan keyif alıyor muyum diye soranı azdır kanımca.

Bir diğer yupi özelliği de sosyal statü kazanma gereksinimidir. Bu istek iş hayatında terfiler ya da daha iyi maaş çeki için lokomotif olmaktadır. Ayrıca bu kimseler hayatlarında gelen terfi ve iyi pozisyon içeren iş değiştirme fırsatlarını kaçırmamalıdırlar. Hırs ve fırsatçılık lokomotifin diğer vagonlarıdır. Bu itici güçler dinamik, proaktif, olması gerekeni olduran kimseler ya da bunlar için çırpınan kimseler meydana getirmektedir. Belirli bir çıtayı tutturmak iyidir; ancak yeterli değildir, daha iyisi vardır çünkü. Mükemmeliyetçilik paketinin içinde gelen başarızılığa düşük tolerans ve minik esneme payları da cabasıdır. Vakit dardır, yapacak çok iş vardır. Sosyal konumun sigortası başarılı bir iş karıyeridir.

Fiziksel özellikler ve giyim kuşam bile tanımlıdır. Dövme mutlaka olmalıdır, ufak büyük fark etmez, zaten spor kulübüne de üyesinizdir. Bunun üzerine de kontak içermeyen dövüş sporları ve pilates ile de vücudunuzu güzelleştirebilir ve formunuzu koruyabilirsiniz. Malum bir günde uğranan yer ve tüketilen yeme içme miktarı ancak sporla dengelenebilir. Bundan dolayıdır ki pazartesileri spor kulüpleri hıncahınç doludur. Giyilecek kıyafetler ve aksesuarlar da belirlidir. Marka olur genelde, cart cart ben buradayım diye bağırmaz ancak rafine bir giyim kuşam gözlemlenir. Bilen anlar anca.

Şehrin içindeki kültürel ve sanatsal aktivitelerle ilgilidirler ve katılımcıdırlar. Rafine sanat dallarına ya da sanat dallarının içindeki daha rafineleşmiş yaklaşımlara yakın hissederler kendilerini. Asit caz bunlardan biridir mesela gerçeğini kimse bilmez. Hepsi Nardis caz bara mutlaka uğrayıp bir kere caz dinlemişlerdir hayatlarında; ama performans sırasında konuşmak yasak olduğundan mekan pek sarmamış olabilir kendilerini.

Kurumsal hayatın içindeki organizasyonel davranış eğitimlerinin de katkılarıyla çeşitli sosyal beceri ve beden dili kullanımlarına haizdirler. Bunlar da gereklidir çünkü. İyi bir karıyer, iyi bir hayatın anahtarı, sosyal beceriler kendini kabul ettirmenin yoludur.

Bu özellikler gözlemlendiğinde belirli rotalar ve yatırımlar üzerinden kendini tanımlayan ve kişileştiren insanlar gözlemlenmektedir. Sadece var olduğu için koşulsuz bir şekilde onay arayıp bulanı azdır maalesef. Bu rotanın üzerinde kişinin diğer kimselerin onayını araması aşikardır. Belirli aktiviteler ‘desinler’ diye yapılmaktadır. Yoksa niye hiç tanımadığın bilmediğin bir underground caz grubu konserine arkadaşlarınla gecenin köründe gidip dünya para veresin. Eğitimli bir kulağın yoksa avangart caz konserlerinde 10. dakikada kaybolursun zaten. E konuşmak da yasak, olay keyiften işkenceye dönüşmüştür bile. Anca içkine sigarana yapışırsan biraz haz bulabilirsin.

Gerekli koşulları sağlayabilenleri bir rahatlık halindedir ancak keyifli ve mutlu bir hayat sürer mi bilinmez. Belki de yupi kavramının 20-30 yaş arası insanlar için kullanılmasının sebebi de bu onay arayışlarının ve yatırımların okul sonrasında hayata atılmanın yarattığı kaygılarla ve hayatını güzel yaşamanın yarattığı kaygıların birleşmesine karşı uygulanan defanslardır. Bu yaş aralığı artık okulun bittiği dönemdir. Artık birey genç yetişkinlikten, yetişkinliğe transfer olmuştur. Yeni platformlarda performans göstermesi gerekmektedir. Başka bir deyişle olması gerekenler vardır, -meli -malı lar vardır. ‘Ben ne istiyorum?’ sorusunun cevabı yine başka bir bahara kalmıştır. Mutlu olmanın formülü şehrin sunduklarında ve diğer kimselerin onayında aranmaktadır.

YAZAR

Uzman Psikolog – Emir Erünsal

TARİH

07 Mayıs 2015
İlgili Yazılar